‘Sana Yazacak Şeyyyyy Buldum!!!!!’

Bugün buraya bazı isimleri yazarken, kağıdın şerefinden özür dilediğim doğrudur. Bir çöpün ağzını sıkıca bağlayıp kapı önüne koyar gibi yapacağım ki kelimelerin onurundan da özür diliyorum. Yazsam zirai Atık, yazmasam içimdeki iyi cümlelerin gaspçısı bir canlı. Vicdan hiyjeni açısından bulaşık eldiveniyle ismine dokunacağım..

Yine dünlerden bir dün. Baktım olay mahalli kalabalık. Cümlesini kapan gelmiş. Olay şöyle semirmiş efendim. İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde Üç çarşaflı kardeşimiz tedavi için sıra bekliyor. Diş hekimi olan Pınar Türkoğlu, bu kardeşlerimizin fotoğrafını gizlice çekip YAL medya hesabından şu alçaklıkla paylaşıyor “ Yazacak şeyy bulamıyorum”..

Pardon sayın Dişçi, galoş var mı galoş yazının bu kısmını klavyeye galoş geçirerek yazacağım da. Bir kanal tedavisi yapıp çıkacağım. Üzerinizde protez olan ne varsa çıkarın bir röntgen çekeceğim. Vicdanınız protez duruyor biliyorsunuz bakım yapılmayınca bakteri üretiyor bu meret. Siz yazacak şeyy bulamamışsınız ama bakın biz buluyoruz kan sayımı yerine bir kelime sayımı mı yaptırsanız?

Sana yazacak şey buldum, sen üç tane ergen sivilceni rahat patlatamıyorsun diye nefretini senden gayrı gördüklerine patlatan kanalcı hatun değil misin? Sen dişçisin lakin senin at gözlüğünün görüş alanı dışındalar diye DİŞ geçiremediklerinin nefret tellalı değil misin? Sen, o kibrinle gargara yapıyorsun anladık da finali git kendi zihniyetinin alçağında yap.

Sen, zamanında başörtülü olduğu için ahı da canı da sedyede kalmış Medine Bircan’ların sefil neşter takımına özeniyorsun anladık! Elinize fırsat geçse o özgürlük böğürtünüzü sessize alıp bu masum kardeşlerimize bir Medine Bircan sedyesi, bir adet terk edilmişlik yazacaksınız ki sizin reçeteniz belli.

 Siz hastaların değil sistemin, cellatların, vicdanı ahırda unutulmuşların ağzını arıyorsunuz! Ama boş..

Kusura bakma da sen bir akşam yemeğinde tohumsuz kibrinle selfi çekilip olanları kahkahalarla zihindaşlarına gargarasız anlatıp güleceksin de bu masum kardeşlerimiz öyle duracak öyle mi?

Biliyor musun sana göre suçu sadece inandıklarını giyinmek olan bu kardeşlerimizin hastası sensin! Onlar senin vicdan çürüğünü çeksinler, onlar sana yazsınlar reçeteni, onlar senin burun kıvırdıkların ama bırak da sana öğretsinler nefret dalganızı düzleştirmeyi.

Bırak da hor gördüklerin öğretsin sana hoşgörüyü.

Bak sen onları gizlice çektin ama senin alçaklığın aşikar! İşte hakikat böyledir. Burun kıvırırken kıvrandırır insanı.

Sen bence önce yazacak bir şey bul, sonra kendine bir el at! Karakter dolgusu yaptır, o kullanmaya kıyamadığın vicdanına bir randevu  yaz , siz bir görüşün. Sen yazacak şey bulamadın ama o sana söyleyecek bir şey bulur!

Bitiş duası: Allah size el de ağız da açtırmasın!

Amin. Güle güle..

Kaynak: Esra Elönü – Haber 7

Avatar

Gülen Köyü

İlçe merkezine 5 km. uzaklıktadır. 2017 yılı sayımına göre nüfusu 519’dur. Bu köyün ilk yerleşenleri değişik söylentilere dayanan bir görüşe göre Hititler’in bir koludur. 1486 tarihli tahrir defteri kayıtlarında bugünkü Dernekpazarı sınırları içinde gösterilen 4 yerleşkeden biri “Karye-i Oflare” nam-ı diğer “Visir” dir. Köklü bir geçmişi olan köyün adı, 1877 tarihli Trabzon Vilayeti Salnamesi’nde de “Visir” olarak geçer. 1915’te Sepetçiler olarak önerilen köyün adı 1960 yılında Gülen olarak değiştirilmiştir. 1929 sel felaketinde önemli ölçüde can ve mal kaybına uğrayan köylerden biridir.

Bir Cevap Yazın