Hobi Olarak Başladığı Arıcılıkta İhracata Başladı

Haber: Murat KÜÇÜK

Asıl mesleği marangozluk olan Hüseyin Yazıcı, 1984 yılında hobi olarak başladığı arıcılığı 2015 yılında Kırsal Kalkınma Ajansı’ndan destek alarak profesyonel üretime dönüştürdü. Vızır Bal markasıyla üretim yapan Yazıcı, Ortadoğu’ya ihracat yapacak düzeye ulaştı.

TRABZON – “Trabzon’da bu işi iyi yapan insanların bulunduğuna inanıyorum fakat biz hiç şeker katılmamış yüzde yüz doğal bal üretiyoruz” diyen Hüseyin Yazıcı, balcılığın kötü niyetli kişilerin tehdidi altında olduğunu da ayrıca vurguladı. Sahte bal ile gerçek bal ayrımının yalnızca laboratuarda kesin bir şekilde yapılabileceğini belirten Yazıcı, tat, renk, koku gibi kriterlerle gerçek balın anlaşılamayacağını savundu.

“Günümüz teknolojisiyle kalitesi düşük ürünlere, yapay gıda maddeleri kullanılarak istenilen renk, koku ve tat verilebilir. Gurmelerin dahi anlayamadığı yapay madde karıştırılmış ballarla karşılaşıyoruz. Çünkü gıda teknolojisi sürekli gelişiyor ve damak tadıyla anlaşılamayacak benzerlikte ürünler sunuluyor. Piyasada yüksek kalite olarak satılan arıcılık ürünlerinin bile yapay şeker ilaveli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bal konusunda en doğru sonucu bilimsel testler verir. Vızır Bal ürünlerinin yapay hiçbir madde içermediği, bu testler sonucunda verilen raporlarla ispatlanmıştır.”

“Bal konusunda üretici de tüketici de bilgisiz”

 Balın yanı sıra takviye gıda olarak polen, propolis ve arı sütü de üreten Vızır Bal, yıllık iki ton civarında bal üretimi yapıyor. Organik bal üretiminde daha yüksek tonajda üretimin mümkün olmadığını vurgulayan Yazıcı, ön siparişle çalıştıklarını ve istenilen zamanda her miktarda balı veremediklerini sözlerine ekledi. Çam, kestane, ayçiçeği, çiçek, sedir ve kestane-çiçek karışımı ürünler sunduklarını söyleyen Yazıcı, Türkiye’de bal konusunda hem üreticinin hem tüketicinin bilinçsiz olduğunu belirtti ve ekledi: “Saf kestane ve çam balı kristalize olmaz. Çiçek balı ise kendini korumak için kristalize olur. İnsanlarımız bu bilgilerden ya birini biliyor ya da hiç birini bilmiyor. Bazı insanlar da kokusunu beğenmediği balı kötü bal olarak yorumluyor. Böyle bal analizi olmaz. Kişinin damak tadına uymayan bal kötü olarak nitelendirilemez. Nitekim balın, kahvaltılık bir ürün olmaktan çok sağlık için tüketilen bir besin olduğu bilincine varılmalıdır. Biz müşterilerimize her zaman analizle doğallığı ortaya konmuş bal almalarını öneriyoruz.”

Orta Doğu’dan Vızır Bal ürünlerine ciddi bir talep olduğunu belirten Yazıcı, Birleşik Arap Emirlikleri, Almanya ve Katar’a ihracat yaptıklarını da sözlerine ekledi. Sedir balının Arap turistler tarafından çok sevildiğini söyleyen Yazıcı, bu balın üretimine onların taleplerini karşılamak için başladıklarını ifade etti. Yazıcı, Vızır Balın beğenen özel bir müşterisinin tavsiyesi üzerine geçtiğimiz yıllarda Trabzon’a gelen Katar Emiri’ne de bal sattıklarını belirtti. Balın dünyadaki en önemli gıda maddelerinden biri olduğuna dikkat çeken Yazıcı, “Sağlıklı bir yaşam sürmek için herkes organik bal tüketmeli” dedi.

Kaynak: dunya.com

Avatar

Gülen Köyü

İlçe merkezine 5 km. uzaklıktadır. 2017 yılı sayımına göre nüfusu 519’dur. Bu köyün ilk yerleşenleri değişik söylentilere dayanan bir görüşe göre Hititler’in bir koludur. 1486 tarihli tahrir defteri kayıtlarında bugünkü Dernekpazarı sınırları içinde gösterilen 4 yerleşkeden biri “Karye-i Oflare” nam-ı diğer “Visir” dir. Köklü bir geçmişi olan köyün adı, 1877 tarihli Trabzon Vilayeti Salnamesi’nde de “Visir” olarak geçer. 1915’te Sepetçiler olarak önerilen köyün adı 1960 yılında Gülen olarak değiştirilmiştir. 1929 sel felaketinde önemli ölçüde can ve mal kaybına uğrayan köylerden biridir.

Bir Cevap Yazın